20 Eylül 2014 Cumartesi

Gökhan Altıner / Kulis

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbakan Küçük “Devlet yönetiyoruz”

08 Mart 2013 Cuma 13:43

UBP Genel Sekreteri Fuat Namsoy ile bir kahve için sözleştik. Özellikle dünkü yazımdan sonra beni aradı ve bir kahve içmeye davet etti. Buluştuk, yüzünde kendine has gülümsemesi ile “Sen başımı belaya sokacaksın, beni bu siyasette çok gördün” esprisini patlattı. Birlikte gülüştük ve ben ekledim “Toplumda yarattığınız intibayı yazdım, poh pohlama olsun diye değil”. Derken kahveler söylendi, koyu bir sohbet başlamıştı ki başbakan İrsen Küçük Parti genel merkezine geldi.  Genel Sekreterlik odasının kapısı çalındı, karşımızda İrsen Bey.  Açıkçası güzel sürpriz oldu benim için.

Ayarlasak olmaz dedim kendi içimden, bir taşta iki söyleşi dedimse de ağırlıklı olarak İrsen Beyle sohbet ettik.

Başbakan Küçük’ü inanılmaz rahat ve keyifli gördüm. Her şeyin yolunda gittiği havası adeta yüzüne yansımıştı. Özellikle Türkiye ziyareti faydalı geçmişti bu belliydi. Birçok şeyi konuşma fırsatı buldum Sn. Başbakan’la ama ağırlıklı konular haliyle kurultay sonrası ve LTB seçimleriydi.

Sertoğlu’na güveniyorum

Başbakan Küçük, LTB adayı Hasan Sertoğlu’nun seçimi kazanacağından yüzde yüz emin.  Bu yönde ciddi bir ekip Sertoğlu’nu seçime hazırlıyor ve bildiğim kadarıyla oldukça geniş bir medya ordusu da önemli ölçüde destek verecek. Hükümetin mecbur olmamasına karşın LTB’ye gerekenden de öte destek verdiğini hepimiz biliyoruz.

Küçük “Devlet yönetiyoruz”

Başbakan Küçük göreve geldiği günden beri devlet yönettiklerinin bilincinde olduklarını ve bunun ciddiyetini halka hissettirdiklerini söyledi. Hükümet haliyle eleştirilecek, kötü yönetiliyor denilecek, yaptığı her iş kötüye yorumlanacak. Açıkçası ben bunu normal karşılıyorum. Önceki hükümet döneminde de aynı sendikalar ya da aynı sivil toplum örgütleri aynı muhalefet partileri aynı eleştirileri yapıyordu. Doğru olan ya da olmayan konuları ya da gelişmeleri eleştirmek bizim toplumun geleneği oldu. Tabii ki eleştiri mekanizması çalışacak, bu demokrasinin olmazsa olmazı. Ama her eleştiriyi de abartmamak gerekiyor değerlendirirken.

Başbakan Küçük bana göre son derece kötü bir hükümet devraldı. Hükümetin hem ülke içindeki imajını hem de Türkiye ile ilişkileri daha sağlıklı bir zemine getirme görevi İrsen Bey’e kaldı.

Aslında bunu gerekmedikçe de ifade etmedi. Bundan hiçbir şikayeti olmadı. Ankara hükümeti ile ilişkileri en üst seviyede iyileştirmesi günün sonunda Kıbrıs Türk halkına yaradı, yarayacak. Alması gerektiğinin de ötesinde katkılar, yapılması gerekenin ötesinde projeler hayata geçti. İrsen Küçük’ün başbakanlığına gelinene kadar büyük yol projeleri bir tek Ferdi Bey’in başbakanlığında hayata geçti ancak hükümetin iflası görmesi üzerine yarım kaldı.

Şimdi bir bakıyoruz, modern havalimanı, su projesi, uzayıp giden yol projeleri hayat buldu buluyor. Şimdi bunları yapan İrsen Bey değil de kim. Atılan olumlu ve büyük adımları yazınca bunun adı yağcılık oluyor ne yazık ki. Ama bunlar gerçekler.

İstihdam yaptı diye eleştiriyorlar gençlere iş vermek suç mu? Esnafa milyonlarca kredi dağıtılacak, suç mu? Ercan özelleştirilmiyor kiralanıyor, modern bir havalimanı olacak, suç mu? Bugüne kadar yapılmamış, ihmal edilmiş yollar yapılıyor, suç mu? Yeni hastane projeleri yolda. Şimdi hep bunlar kötü icraatsa, yanlış ise, suçsa o zaman nankörüz. Bakın açıkça söylüyorum. CTP-ÖRP hükümeti istifasını açıkladığında Maliye Bakanlığı’nın kasasında karşılığı olmayan binlerce devlet çeki vardı.

Yahu şaka mı bu? Karşılığı olmayan binlerce devlet çeki vardı maliyede. Şimdi öyle mi? Peki bir daha sormak lazım devletin imajını geçmişte çizenler şimdi yeniden iktidara gelip kurtarılmış bir ekonomiyi bir daha mı çökertecekler?

Yalansa bu sorguladıklarım dönemin maliye bakanı açıklama yapsın rakamlarla. Netice olarak çözüm masasına yapısı daha zengin bir devletle oturma telaşıdır hükümetin uğraşları.

Şonya “Siyasette çıtayı yükselttik”

Herkes bilir ki DP Genel Sekreteri Bengü Şonya benim kadim dostumdur. Zaman zaman buluşur kahve içer süreç değerlendirmesi yaparız. DP içinde tek takdir ettiğim görüş Şonya’nın görüşleridir desem mübalağa etmiş olmam. Biz gazeteciler mümkün mertebe dengeyi gözetiriz. Toplumun da dengeye ihtiyacı vardır çünkü. Şonya ile dün buluştuk ve kısa bir söyleşi yaptık.

Sayın Şonya, Lefkoşa Belediyesi seçimleri ile ilgili DP’nin yaşadığı süreci kısaca anlatır mısınız?

Lefkoşa Belediyesi’nde sorunlar başladığı zaman 2-3 gün içerisinde belediyeyi ziyaret ederek tarafları bir araya getirmiş ve bir mutabakat sağlamıştık. Sorun tekrar ortaya çıktığında olayın sadece işçi-işveren sıkıntısı değil olayların içerisinde siyasi hesaplaşmaların olduğunu anladık. UBP kurultayı süresince rakiplerin kendi pozisyonlarını güçlendirmek için Lefkoşa Belediyesi üzerinden oyunlar oynadığı ortaya çıktı. Buna rağmen DP ikinci kez hazırladığı Lefkoşa Belediyesi çözüm planını Belediye binası ve basın önünde açıkladı. DP gibi uzlaştırma çalışmaları yapan başka hiç bir siyasi partinin olmadığını ayrıca belirtmek isterim.

 

Uzlaştırma çalışmalarınızın sonuç vermediğini gördüğünüz zaman ne yaptınız?

DP’ nin değerlendirmesi Lefkoşa belediyesinde sorunlarının çözümü için 1 yıllık sürenin çok kısa olduğu ve  istifa etmeyen UBP belediye meclis üyelerinin yeni yönetimi çalıştırmayacağı yönünde idi. Diğer muhalefet partileri ile temasa geçerek seçimi boykot ve arkasından 1+4 formülünü önerdik. Kabul görmedi ve bizler de süratle kendi adayımızı tespit yönüne gittik.

Siyasetten soğuduğunu her fırsatta söyleyen Sayın Arabacıoğlu isminde nasıl mutabık kaldınız, nasıl kabul ettirdiniz?

Kurduğumuz denklem çok basitti. Terazinin bir kefesinde yolsuzluk dururken diğer kefesine ne koyacağımızı düşündük. Yolsuzluğa panzehir olacak bir şey olması gerekiyordu. Bu noktaya ulaştığınızda vereceğiniz karar çok basit olur. Dolayısıyla terazinin diğer kefesine Arabacıoğlu ismi ile dürüstlüğü koyduk. Bu denklem kazanan bir denklem oldu. Sayın Arabacıoğlu beklemediği bir teklifle karşı karşıya kaldı. Kendisinin her zaman hizmet aşkı ile yanan bir vekil olduğunu bildiğimiz için bunun halkımıza hizmet vermek için bir fırsat olduğunu görebileceğini düşündük ve yanılmadık.

 

Belediye seçim süreci ile ilgili DP ye yapılan eleştiriler hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Peşinen söyleyeyim 2013 Lefkoşa erken Belediye seçimlerini Demokrat Parti’nin adayı Sayın Mustafa Arabacıoğlu açık farkla kazanacaktır. Dolayısıyla diğer partiler çok heveslenmesin. Bu dönem mecliste bulunan siyasi partilerin gösterdiği adayların tümü çok değerli ve kaliteli adaylardır. Değerli adaylarla yarışmak başlı başına bir zevktir. Bu gerçek ise Lefkoşa belediye yarışına ayrı bir kalite getirecektir. İyi bir avcı kümeste yetiştirilmiş avları vurmayı tercih etmez. DP Arabacıoğlu ve belediye meclis üyesi adayları ile siyasette çıtayı yükseltmiş ve halkımıza hizmet için kolları şimdiden sıvamıştır.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ